- Sağlıklı Türkiye
- Sivil Toplum Kuruluşları
- 03-12-2025
- (0) Yorum
Türkiye Yeşilay Cemiyeti, 2 Aralık 2025 tarihinde İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirdiği basın toplantısında tütün bağımlılığına ilişkin güncel verileri ve tütün bağımlılığıyla mücadelede izlenecek stratejik yol haritasını içeren “Yeşilay Türkiye Tütün Raporu 2025”i kamuoyuyla paylaştı. Yeşilay Bilim Kurulu ve Yeşilay Danışmanlık Merkezi (YEDAM) iş birliğiyle hazırlanan rapor, tütün kullanımının Türkiye’deki yaygınlığını, genç nüfus üzerindeki etkilerini, kullanım eğilimlerini ve profesyonel destek süreçlerini kapsamlı verilerle ortaya koydu.
Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Dinç’in ve Yeşilay uzmanlarının katılımıyla düzenlenen toplantıda, tütün kullanımının halk sağlığına etkileri, tütün endüstrisinin yarattığı algı, tütün bağımlılığının diğer bağımlılıklarla ilişkisi, artan elektronik sigara tehdidi ve Türkiye’de mevcut politika ve uygulamaların güçlendirilmesi gerekliliği vurgulandı.
“Tütün, dünyada en fazla normalleştirilen ölüm nedeni”
Basın toplantısında konuşan Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Dinç, tütün bağımlılığını “dünyada en fazla normalleştirilen ölüm nedeni” olarak niteleyerek, her yıl dünyada yaklaşık 8 milyon, Türkiye’de ise 100 binin üzerinde insanın tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini ifade etti.
Prof. Dr. Dinç, akciğer kanserinin hem dünyada hem Türkiye’de tütünle ilişkili en önemli ölüm nedenlerinden biri olduğunu, akciğer kanserlerinin çok büyük bir oranının sigara kullanımına bağlı geliştiğini, son yıllarda akciğer kanseri sıklığında gözlenen artışın da tütün tüketimindeki artış ile birlikte okunması gerektiğini vurguladı.
“Hiçbir bağımlılığı masum ya da kabul edilebilir görmüyoruz” diyen Dinç, tütün de dahil olmak üzere beş ana bağımlılık alanının (tütün, alkol, madde, kumar, teknoloji/dijital) birbirleriyle çok sıkı ilişkili olduğunu, bir bağımlılığın “daha az zararlı” ya da “masum” görülmesinin diğer bağımlılıklara geçişi kolaylaştırdığını belirtti.
Türkiye’de tütün kullanımına ilişkin çarpıcı veriler
Yeşilay’a başvuran kişiler üzerinden elde edilen verilere göre, sigaraya başlama yaşının ortalama 16 olduğu ve başvuruda bulunanların yüzde 62’sinin 18 yaşından önce sigaraya başladığı aktarıldı.
Erkeklerde 10–18 yaş arasında sigaraya başlama oranlarının yüzde 68’e kadar çıktığı, bunun da önleme çalışmalarında okulları, gençlik ortamlarını ve çocukların korunmasını merkeze alan programların önemini gösterdiği belirtildi.
Raporda, Yeşilay danışmanlık merkezlerine başvuranların büyük bir kısmının 40–50 yaş arasında olduğu, bağımlılık sorununun artık “başa çıkılamaz” hale geldiği noktada yardım arandığı ve bunun tedavi başarısını olumsuz etkilediği ifade edildi.
Tütün bağımlılığı şiddetine bakıldığında başvuranların yüzde 70’inden fazlasının orta veya yüksek düzeyde bağımlı olduğu, tütün kullanımının hem süre hem miktar açısından yoğun seyrettiği, bu durumun da kronik hastalıklar ve kanser açısından ciddi risk oluşturduğu vurgulandı.
Sunumda, sigara içenlerin önemli bir kısmının daha önce bırakmayı denediği, ancak yüzde 77’sinin kısa süre içinde yeniden başladığı, buna rağmen bırakma motivasyonunun asla yitirilmemesi gerektiği mesajı verildi.
Uluslararası örnekler ve Türkiye için yol haritası
Basın toplantısında, raporda yer alan uluslararası politika örneklerine de değinildi ve bazı ülkelerin tütünsüz nesil hedefi doğrultusunda attığı radikal adımlar hatırlatıldı.
Yeni Zelanda, Malezya, İngiltere, Hollanda, Belçika, Kanada, ABD, Avustralya, Fransa ve İrlanda gibi ülkelerde tütün satışına yaşa göre kalıcı kısıtlamalar getirilmesi, tütün satış noktalarının azaltılması, teşhir yasakları ve tütün ürünlerinin süpermarketlerden çekilmesi gibi uygulamalara işaret edildi.
Türkiye’de de tütün kontrolü konusunda güçlü bir yasal altyapı bulunduğu, kapalı alanlarda dumansız hava sahası uygulamalarının Dünya Sağlık Örgütü tarafından ödüllendirilmiş bir başarı hikâyesi olduğu, ancak uygulamada ciddi gevşemeler yaşandığı belirtildi.
Raporda, mevcut yasaların etkin şekilde uygulanması, denetimlerin sıkılaştırılması ve yeni risk alanlarına (açık alanlar, dijital mecra, ürün teşhiri vb.) yönelik ek düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
Yeşilay’dan ücretsiz destek çağrısı: “Bu mücadeleyi yalnız yürütmek zorunda değilsiniz”
Basın toplantısında, tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen kişilere yönelik mevcut hizmetler de kamuoyuyla paylaşıldı.
Yeşilay’ın Türkiye genelinde 105 noktada ücretsiz psikososyal destek veren YEDAM'lar aracılığıyla tütün, alkol, madde, kumar ve teknoloji bağımlılığı alanlarında bilimsel temelli psikolojik ve sosyal destek sunduğu aktarıldı.
Yeşilay Danışmanlık Merkezleri'nin (YEDAM) ücretsiz ve gizlilik esasına dayalı psikoterapi ve sosyal hizmet desteği sunduğunu belirten Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Tayyib Kadak ise bağımlı kişilerin psikolojik destek almaktan çekindiğini bu nedenle güvenli bir ortam sağlanmasının tedaviye katılımı artırdığını ifade etti.
Ayrıca Sağlık Bakanlığı’nın sigara bırakma poliklinikleri ve Yeşilay’ın 115 danışma hattı üzerinden vatandaşların profesyonel yardım alabileceği, tütün bırakma sürecinde bireylerin bu mücadeleyi “tek başına yürütmek zorunda olmadığı” vurgulandı.
Birden fazla kez bırakmayı deneyip yeniden başlamanın kalıcı bırakma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, asıl önemli olanın bırakma motivasyonunun canlı tutulması olduğu ifade edilerek, “Bir kez olmadıysa ikinci kez, üçüncü kez denemek mümkündür; önemli olan vazgeçmemektir.” mesajı verildi.
Sağlıklı Türkiye Portalı olarak, Yeşilay’ın daveti üzerine toplantıya katılım sağlanmış ve raporun kamuoyuyla paylaşımı yerinde takip edilmiştir.
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış







