saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • Ana Sayfa
  • Sağlık Profesyonelleri
    • Hekim
    • Diş Hekimi
    • Eczacı
    • Diğer Sağlık Çalışanları
  • Gündem
    • Sağlık Haberleri
    • Resmî Gazete-Sağlık
    • Güncel Literatür
    • Tıp Kongreleri
  • Sağlık Sektörü
    • İlaç Sektörü
    • Medikal Cihaz Sektörü
    • Hastane ve Sağlık Merkezleri
  • Sivil Toplum Kuruluşları
    • Uzmanlık Dernekleri
    • Hasta ve Hasta Yakını Dernekleri
    • Kamu Yararına Çalışan Dernekler
  • Diğer
    • Faydalı Linkler
    • İş İlanları
saglikliturkiye.org
  • Ana Sayfa
  • Sağlık Profesyonelleri
    • Hekim
    • Diş Hekimi
    • Eczacı
    • Diğer Sağlık Çalışanları
  • Gündem
    • Sağlık Haberleri
    • Resmî Gazete-Sağlık
    • Güncel Literatür
    • Tıp Kongreleri
  • Sağlık Sektörü
    • İlaç Sektörü
    • Medikal Cihaz Sektörü
    • Hastane ve Sağlık Merkezleri
  • Sivil Toplum Kuruluşları
    • Uzmanlık Dernekleri
    • Hasta ve Hasta Yakını Dernekleri
    • Kamu Yararına Çalışan Dernekler
  • Diğer
    • Faydalı Linkler
    • Yazarlar
    • İş İlanları
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org

Dijitalleşme, Otizmi Tetikliyor

  • Bilgen Ülgen
  • Gündem
  • 16-12-2024
  • (0) Yorum

Otizmin başlangıç belirtilerinin çeşitli testlerle ölçülebildiğini ifade eden Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşmenin etkisiyle son dönemlerde otizmde ciddi bir artış gözlendiğini söyledi. Çocuklarda ekran maruziyetine de dikkat çeken Tarhan, “Özellikle 2000'li yıllardan itibaren otizm vakaları, önceki 10 yıla kıyasla üç katına çıkmıştır ve her 10 yılda bir üç kat artış göstermektedir.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan:

“Aile yapısındaki zayıflama, bağlanma ihtiyacını karşılayamayan çocukların televizyon, oyuncak veya ilerleyen yaşlarda madde gibi farklı şeylere bağlanmasına neden olur. Çocukların güvenli bağlanma geliştirmesi, otizm gibi sorunların önlenmesinde hayati öneme sahiptir.”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dijitalleşme ve otizm konusunu ele aldı.

Otizm, Çoklu Genetik Bir Hastalık

Otizmin, çok etkenli ve çoklu genetik bir hastalık olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Yani tek bir genle bağlantılı olmamakla birlikte genetik bir boyutu vardır. Hastalığın çevresel etkenleri de önemlidir. Problemli davranışlar ortaya çıkmadan önce anne ve diğer aile üyelerinin davranışları araştırılıyor. Bu araştırmaların çoğunda annelerde yüksek kaygı düzeyleri, öfkeli ruh halleri, sosyal destek eksikliği ve yetersiz başa çıkma becerileri görülüyor. Ayrıca ailede depresif durumlar bulunabiliyor. Bu durumlar çocuklardaki problemli davranışları artırabiliyor. Otizm için genellikle genetik eğilimler oluyor.” dedi.

Otizmim Genetik Boyutu

Otizmin genetik boyutunun iki şekilde kendini gösterebildiğini kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Birincisi, ‘nedensel gen’ olarak adlandırılan bir genetik yapı söz konusu olabilir. Bu durumda, ne yapılırsa yapılsın, bu gen nedeniyle hastalık ortaya çıkar. Yani, ebeveyn tutumları ne kadar sağlıklı olursa olsun, çocukta otizm belirtileri görülmeye başlar. Bu, tamamen nedensel genetik bir durumdur ve hastalığın doğrudan nedeni olan bir gen bulunur. İkincisi ise ‘yatkınlık geni’ olan bireylerdir. Bu bireylerde, gerekli çevresel koşullar oluşmadığı sürece otizm belirtileri ortaya çıkmaz. Ancak yatkınlık geni taşıyan bireylerde, beyin stres altında hatalı protein üretmeye başlar. Eğer bu yatkınlık geni yoksa, normal şartlarda böyle bir hatalı protein üretimi gerçekleşmez. Bu nedenle, yatkınlık geni olan bireylerde otizm belirtileri çevresel faktörlerle tetiklenirken, nedensel genetik yapıdaki bireylerde belirtiler kaçınılmaz şekilde ortaya çıkar.” diye konuştu.

Otizm Ne Zaman Ortaya Çıkıyor?

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, genellikle klasik otizmin, ilk erken çocukluk dönemlerinde ortaya çıktığını ifade ederek, “Bazen çocuk konuşmaya başlar, ancak birdenbire kapanır. Bu durum da otizmin bir belirtisi olabilir. Ancak genellikle otizm belirtileri gecikmiş konuşma ile fark edilir. Çocukta konuşmada gecikme varsa, bu durum otizmden şüphelenilmesine yol açar. Ayrıca bu çocuklarda tekrarlayan davranışlar görülür. Yeni durumlara veya değişikliklere karşı direnç gösterebilirler. Bu durum, ‘rutine bağlılık’ olarak adlandırılır. Mesela akşamları hep aynı yerde oturmak isteme, okula giderken hep aynı yoldan gitmek isteme, sınıfta hep aynı sıraya oturma, oyuncakları hep aynı şekilde düzenleme gibi davranışlar sergileyebilirler. Bunun yanı sıra, bir oyuncak arabanın tekerini defalarca döndürmek, döner sandalyeyi sürekli çevirmek veya çamaşır makinesi gibi dönen şeylere yoğun ilgi göstermek gibi davranışlar da sıkça gözlemlenir. Ayrıca parlak nesnelere ilgi duyabilir, cam veya metal gibi parlak şeyleri toplamayı sevebilirler.” şeklinde konuştu.

Otizm Belirtileri Neler?

Bu belirtiler başlangıçta hafif şekilde gözlemlense de zamanla artış gösterebileceğini de anlatan Prof. Dr. Tarhan, şöyle devam etti:

“Göz teması kurmamak bu çocukların en belirgin özelliklerinden biridir. Duygusal bir bağ kurmakta zorlanırlar. Otistik bir çocuğu kucağınıza aldığınızda, anne ile çocuk arasında olması gereken sıcaklık hissedilmez; bu çocuklar soğuk ve mesafeli bir duruş sergiler. Sosyal beynin, sosyal ve duygusal alanları yeterince gelişmediği için bu çocuklarda duygusal aktarım zayıftır. Beynin matematiksel veya görsel alanları iyi gelişmiş olabilir. Hatta bu durum Asperger sendromunda olduğu gibi kendini gösterebilir. Mesela bir çocuk olağanüstü bir hesaplama yapabilir veya şahane bir resim çizebilir; ancak birisiyle sohbet etmekte veya bir düğmeyi iliklemekte zorlanabilir. Ayrıca, herkesin güldüğü bir espriye gülemeyebilir veya sosyal etkileşimlerde zorlanabilir. Bu durum, akranlarından geri kalmalarına neden olur. Otistik çocuklarda dil becerilerinde, ince ve kaba motor becerilerinde de sorunlar yaşanabilir. Özellikle dil gelişimi, otizm belirtilerini anlamada kritik bir rol oynar. Normalde bir çocuğun 1,5 yaş civarında hecelemesi ve 2 yaşında iki heceli cümleler kurmaya başlaması beklenir. Eğer bir çocuk 3-4 yaşına kadar cümle kurmamışsa, bu durum daha ciddi bir sorun haline gelebilir.”

2000’li yıllardan itibaren arttı

Otizmin başlangıç belirtilerinin çeşitli testlerle ölçülebildiğini de ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Bir çocuğun 2 yaş civarında küpleri düzgün bir şekilde dizmesi, iki heceli cümleler kurabilmesi gibi beceriler değerlendirilir. Ancak dijitalleşmenin etkisiyle otizmde ciddi bir artış gözleniyor. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren otizm vakaları, önceki 10 yıla kıyasla üç katına çıkmıştır ve her 10 yılda bir üç kat artış göstermektedir. 2023'te Amerika’da resmî açıklama yapıldı. ‘36 çocuktan biri otizm olmaya başladı’ diyor.” dedi.

Asıl Mesele Ekran Maruziyeti

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, asıl meselenin ekran maruziyeti olduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle 0-3 yaş arasındaki çocuklarda bu durum çok kritik bir etkiye sahip. Normalde bu yaş grubundaki çocuklar, konuşma ve iletişim kurma ihtiyacı hissederler. Ancak bir çocuğun eline ekran verdiğinizde, bu ihtiyaç öngörülemez ve kolay erişilebilir bir ortamda karşılanmış olur. Ekranlar renkli, hareketli ve çekici bir dünya sunar. Çocuk, bu dikkat çekici ortamda yalnızca izleyici rolüne bürünür, sözcük üretme ihtiyacı hissetmez. Oysa çocuk, annesiyle veya arkadaşlarıyla iletişim kurduğunda konuşmak, sözcük üretmek zorunda kalır. Bu sayede, beyindeki sözcük üreten, sözcüklere anlam ve duygu katan, ifade eden alanlar aktif hale gelir. Ancak ekran karşısında sadece dinleyici konumunda olduğu için, beyinde yalnızca dinleme ile ilgili alanlar çalışır. Diğer alanlar aktif olmadığı için bu bölümler arasındaki bağlantılar gelişmez. Beyindeki bu kritik bağlantılar 4 yaşına kadar oluşmazsa, sonrasında bu gelişimi sağlamak oldukça zahmetli ve uzun süreli bir süreç haline gelir. Dil ve konuşma terapileriyle bu eksiklikleri telafi etmeye çalışmak gerekir. Bu nedenle 0-3 yaş dönemi, beyinsel gelişim açısından son derece kritik bir dönemdir.” diye konuştu.

İsveç’te 0-2 Yaş Arasında Çocuklara Ekran Yok

İsveç hükümetinin kısa süre önce bir açıklama yaparak, 0-2 yaş arasında çocukların ellerine kesinlikle ekran verilmemesi gerektiğini, 2-5 yaş arasında ekran süresinin günde 1 saatle sınırlandırılması, 5 yaşından sonra, özellikle okul çağında, ekran süresinin 3 saati geçmemesi ve ergenliğe kadar bu süreye dikkat edilmesi gerektiğinin vurgulandığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu kısıtlamaların ne kadar önemli olduğunu tedavi süreçlerinden de anlıyoruz. Otizm tanısıyla getirilen çocuklarda ekran maruziyeti azaltıldığında, otizm belirtilerinin hızla gerilediği gözlemleniyor. Bu, ekran kullanımının otizm belirtilerini artırdığına dair önemli bir bulgu. Ayrıca, çocuklar ekranlardan uzaklaştırıldıklarında, hızlı bir şekilde gelişim göstermeye başlıyorlar. Bu gözlemler, ekran maruziyeti ile gelişimsel sorunlar arasındaki nedensellik bağını net bir şekilde ortaya koyuyor. İnsan beyni, doğumdan sonra gelişmeye devam eden bir organ.” şeklinde konuştu.

İnsan Beyni, Sosyal Bir Ortamda Öğrenmeye Programlı

İnsan yavrusunun nöropsikolojik olarak prematüre doğduğunu ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuklar yaklaşık bir yaşında yürür ve ancak 14-15 yaşlarına geldiğinde tam olgunluğa ulaşır. İnsan beyni, sosyal bir ortamda öğrenmeye programlanmıştır ve bu nedenle erken dönemde sağlıklı iletişim, konuşma ve sosyal etkileşim için uygun bir çevreye ihtiyaç duyar.” dedi.

Öğrenilmiş Otizm De Var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, öğrenilmiş çaresizlik, öğrenilmiş iyimserlik gibi öğrenilmiş otizmin de var olduğunu kaydederek, “Erken fark edilirse tedavisi olabiliyor. Ama ileri yaşta da eğer devamlı ekran maruziyeti varsa, aşırı bilgisayar ekranı maruziyeti varsa, ayrıca dijital bağımlılık olmuş kişilerde de otizm ölçekleri yaptığımız zaman otistik gibi çıkıyorlar. Ergenlerde çok oluyor. Tek ilgi alanı bilgisayar ve dijital onlar da otistik gibi oluyor. Sosyal olarak başarısız oluyorlar. Hacker oluyorlar hatta müthiş iş yapıyorlar ama oturup da bir arkadaşlarla sohbet, muhabbet edemiyorlar. Yani böyle garip aykırı davranışları oluyor. Herkesi ters düşen davranışlar oluyor. Komik duruyorlar. Bu sefer yalnız kalmaya başlıyorlar. Evlenemiyorlar veya evliliği yürütemiyorlar.” şeklinde konuştu.

Çok Hafif Düzeyde Otistik Bireyler De Var

Otizmin bir spektrum bozukluğu olduğunu ve çok hafif düzeyde otistik bireylerin de olabildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Einstein'ın otistik olduğu iddia edilir ve bu, bazı davranışlarıyla da örtüşüyor gibi görünüyor. Aykırı yani sosyallikten oturup sohbet etmekten, çocukla ilgilenmekten, eşiyle ilgilenmekten muhabbet etmekten hoşlanmıyor. Ama bir alanda süper. Yani mantıksal zekâsı süper. Sosyal ve duygusal zekâsı yerde sürünüyor. Ama kişi isterse bunu değiştirebiliyor. Hatta buna artık otizm demiyoruz da sosyal iletişim bozukluğu diyoruz.” dedi.

Tanı Konduktan Sonra Uygulanabilecek Çeşitli Tedavi Yöntemleri Var

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, öncelikle otizm tanısı koymak büyük önem taşıdığını belirterek, şöyle devam etti:

“Tanı konduktan sonra uygulanabilecek çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Özellikle erken yaşta fark edildiğinde, müdahale ile olumlu sonuçlar alınabilir. Bazı durumlarda klip sendromu adı verilen bir durum gözlemlenir. Çocuk, otizm belirtileriyle, özellikle de gecikmiş konuşma şikayetiyle 3-4 yaşında getirilir. Ancak incelendiğinde, çocuğun sürekli bir ekrana maruz kaldığı görülür. Eskiden televizyon, şimdi ise tabletler bu durumun kaynağı olabilmektedir. Çocuk, saatlerce klip izlemekten konuşmaya ihtiyaç duymaz hale gelir. Bu sırada ebeveynler, çocuğun sakin kalmasını bir avantaj olarak görüp kendi işlerine odaklanır. Ancak bu durum, çocuğun beyin gelişimini olumsuz etkiler ve gelişim yavaşlar. Ekran maruziyeti azaltıldığında, özellikle 4 yaşından önce müdahale edilirse, çocuk hızla toparlanabilir. Bu süreçte, ebeveynlerin bilinçli tutumu kritik önem taşır. Tedavi sırasında öncelikle dijital ekran maruziyeti azaltılır. Daha sonra, dijital araçlar amaca yönelik kullanılmaya başlanır. Çocuk, eğlence amacı yerine eğitim, öğrenme ve sosyalleşme gibi faydalı amaçlarla dijitali kullanmaya yönlendirilir. Dijital araçlar, bir amaca hizmet ettiğinde olumlu etkiler sağlayabilir. Ancak rastgele, yalnızca eğlence için kullanıldığında, çocuk sosyal medyanın veya dijital dünyanın esiri haline gelir.”

Otizm Spektrumundaki Bireylerde Beynin Sadece Belirli Alanlarının Aktif Olduğu Görülüyor

Çocukların gelişim dönemlerinde, özellikle 0-3 yaş arasında, beyinde adeta bir “booming” yaşandığını ve bu süreçte, ilkbaharda çiçeklerin hızla açmasına benzer; sinapsların (beyindeki yollar) büyük bir hızla geliştiğini anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Bu dönemde beyin, ince motor, kaba motor beceriler, dil, sosyal ve duygusal beceriler gibi pek çok yetiyi öğrenir ve geliştirir. Beyin gelişiminin yüzde 50'den fazlası bu dönemde gerçekleşir. Ergenlik döneminde de benzer bir şekilde sinaptik patlamalar yaşanır. Bu, ergenlikte görülen dengesiz davranışların biyolojik temelidir. Bu dönemde çevrenin tutumları, bireyin kimliğini arayıp bulmasında önemli bir rol oynar. Otizm spektrumundaki bireylerde ise beynin sadece belirli alanlarının aktif olduğu görülür. Kullanılmayan alanları aktive etmek için küçük yaşlardan itibaren tedaviler uygulanır. Duygu bütünleme terapileri (emo-sensory integration therapy) bu yöntemlerden biridir. Beyinde hangi alanların kullanılmadığı belirlenir ve bu alanları aktive etmek için özel egzersizler yapılır.” ifadesinde bulundu.

0-3 Yaş Arasında Uygulanacak Tedavi Ve Eğitimler, Çocuğun Gelişiminde Büyük Fark Oluşturuyor

Günümüzde otizm tedavisinde manyetik uyarı tedavisi gibi teknolojilerin de kullanıldığını kaydeden Prof. Dr. Tarhan, “Beyne manyetik uyarılar verilerek hücreler ve bağlantılar uyarılır, böylece gelişim teşvik edilir. Teta Burst adı verilen tedavi yöntemi, yalnızca 2-3 dakika süren manyetik uyarılarla uygulanır. Uyarılar sonrası çocuğa özel eğitimler verilerek öğrenmesi desteklenir. Otizm tedavisi yalnızca teknolojik yaklaşımlarla sınırlı değildir. Eser elementler, amino asitler ve genetik taramalar da yapılır. Ancak erken müdahale en kritik faktördür. Özellikle 0-3 yaş ve 0-6 yaş arasında uygulanacak tedavi ve eğitimler, çocuğun gelişiminde büyük fark yaratabilir. Beynin kullanılmayan alanlarının aktive edilmesi, kas geliştirmeye benzer bir yaklaşımla yapılır. Dil ve konuşma becerileri bu şekilde kazandırılabilir.” diye konuştu.

Anne-Baba Tutumu Büyük Bir Önem Taşıyor

Günümüzde sosyal medya ve dijitalleşmenin hoyrat kullanımının, özellikle çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bu noktada, anne-baba tutumu büyük bir önem taşıyor. Ebeveynlerin yeterli ve bilinçli olması, çocukların gelişimi üzerinde doğrudan etkili. Eğer ebeveynler çocuklarına problem çözme ve stresle baş etme becerileri kazandırabilirse, otizme yatkınlık genleri olsa bile bu genler aktif hale gelmez. Bu tür genler ‘sessiz genler’ veya ‘uyuyan genler’ olarak adlandırılır ve yalnızca stresli ortamlarda aktif hale gelir. Otizmden korunma ve tedavi sürecinde, ailelerin güçlendirilmesi kilit bir faktördür. Sağlıklı bir sosyal ortamda büyüyen çocuklarda otizm riskinin azalması mümkündür.” şeklinde konuştu.

Çocukların Güvenli Bağlanma Geliştirmesi Çok Önemli

Ancak her şeyi sosyal medyaya veya dijital medyaya yüklemenin de doğru olmadığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Aile yapısındaki zayıflama, bağlanma ihtiyacını karşılayamayan çocukların televizyon, oyuncak veya ilerleyen yaşlarda madde gibi farklı şeylere bağlanmasına neden olur. Çocukların güvenli bağlanma geliştirmesi, otizm gibi sorunların önlenmesinde hayati öneme sahiptir. Güvenli bağlanma, küçük yaşlardan itibaren öğretilmelidir. Ancak günümüzün modern yaşamı, bu bağlanmayı bozarak kaygılı bağlanma veya kaçınmacı bağlanma gibi sorunlara yol açmaktadır. Bu bağlanma sorunları, çocukların kaygılı ve hasta olmasına zemin hazırlamaktadır. Bağlanmayı öğretebilmek, ebeveynliğin en önemli unsurlarından biridir. Bağlanma sürecinde önemli bir rol oynayan oksitosin hormonu, sağlıklı bağlanmayı destekler. Ancak otizm spektrumundaki çocuklarda bu hormonun yeterince salgılanmadığı bilinmektedir. Dolayısıyla, güvenli bağlanmayı destekleyen bir aile ortamı ve bilinçli ebeveynlik, otizm riskini azaltmak ve sağlıklı bir gelişim sağlamak için kritik bir role sahiptir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

 



Yorumlar


Henüz yorum yapılmamış




Yorum Yaz
Burun Kanaması: Nedenleri, İlk Yardım ve Tedavi Yöntemleri

05-07-2024 08:14

Burun Kanaması: Nedenleri, İlk Yardım ve Tedavi Yöntemleri

Günün öne çıkan haberleri

Tatil Kalbi Sendromuna dikkat
18-07-2026 12:00

TÜİK 2025 ölüm istatistiklerini açıkladı: En yaygın ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları
10-07-2026 12:00

Avrupa'yı kavuran sıcaklar uyarıyor: Sıcak çarpmasının ilk belirtisi soğuk cilt olabilir
06-07-2026 12:00

Robotik teknolojiyle bel ve boyun fıtıklarında ameliyatsız tedavi
01-07-2026 12:00

Plajda kalp sağlığı için 5 önemli öneri
29-06-2026 12:00

Yaz mevsiminde hamileler için 11 kritik öneri
25-06-2026 12:00

Kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonu riski 4 kata kadar artabiliyor
24-06-2026 12:00

Bel Ağrıları Basit Önlemlerle Kontrol Altına Alınabilir
17-06-2026 12:00

Tıpta Yeni Dönemin Adı: Eş Zamanlı Kombine Cerrahiler
16-06-2026 12:00

İmplant tedavisinde aynı gün yeni diş mümkün
15-06-2026 12:00

Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!
15-06-2026 12:00

Fonksiyonel Tıp Hastalığın Değil, Nedenin Peşine Düşüyor
12-06-2026 12:00

Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde Yer Aldı
10-06-2026 12:00

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Yeşilay’ın ev sahipliğinde, “Bağımlılıklarla Mücadelede Sosyal Uyum Çalıştayı” Gerçekleştirildi
08-06-2026 12:00

Pankreas kanserinde umut veren gelişme: Yeni tedavi, yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkarabilir.
05-06-2026 12:00

İlkokul Öğrencileriyle Sağlıklı Yaşam ve Tütün Farkındalığı Üzerine Bir Araya Geldik
01-06-2026 12:00

Dünya Tütünsüz Günü’nde Yeni Bir Adım: Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Çalışmalarına Başladı
21-05-2026 12:00

Herediter Anjiyoödemde Erken Tanı ve Doğru Bilgilendirme Önem Taşıyor
16-05-2026 12:00

Türkiye’nin İnme Stratejisi Masaya Yatırıldı: "Zamanla Yarışta Bütüncül Yaklaşım Şart"
29-04-2026 12:00

Zenith Well, Türkiye’de Sağlıklı Yaşam Kültürünü Bütüncül Bir Yaklaşımla Yeniden Tanımlıyor
28-03-2026 12:00

En Çok Okunanlar
Tatil Kalbi Sendromuna dikkat

Tatil Kalbi Sendromuna dikkat

18-07-2026
TÜİK 2025 ölüm istatistiklerini açıkladı: En yaygın ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları

TÜİK 2025 ölüm istatistiklerini açıkladı: En yaygın ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları

10-07-2026
Avrupa'yı kavuran sıcaklar uyarıyor: Sıcak çarpmasının ilk belirtisi soğuk cilt olabilir

Avrupa'yı kavuran sıcaklar uyarıyor: Sıcak çarpmasının ilk belirtisi soğuk cilt olabilir

06-07-2026
Robotik teknolojiyle bel ve boyun fıtıklarında ameliyatsız tedavi

Robotik teknolojiyle bel ve boyun fıtıklarında ameliyatsız tedavi

01-07-2026
Plajda kalp sağlığı için 5 önemli öneri

Plajda kalp sağlığı için 5 önemli öneri

29-06-2026
Yaz mevsiminde hamileler için 11 kritik öneri

Yaz mevsiminde hamileler için 11 kritik öneri

25-06-2026
Kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonu riski 4 kata kadar artabiliyor

Kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonu riski 4 kata kadar artabiliyor

24-06-2026
Bel Ağrıları Basit Önlemlerle Kontrol Altına Alınabilir

Bel Ağrıları Basit Önlemlerle Kontrol Altına Alınabilir

17-06-2026
Tıpta Yeni Dönemin Adı: Eş Zamanlı Kombine Cerrahiler

Tıpta Yeni Dönemin Adı: Eş Zamanlı Kombine Cerrahiler

16-06-2026
İmplant tedavisinde aynı gün yeni diş mümkün

İmplant tedavisinde aynı gün yeni diş mümkün

15-06-2026
Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!

Parkinson riskinde çevresel faktörler öne çıkıyor!

15-06-2026
Fonksiyonel Tıp Hastalığın Değil, Nedenin Peşine Düşüyor

Fonksiyonel Tıp Hastalığın Değil, Nedenin Peşine Düşüyor

12-06-2026
Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde Yer Aldı

Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde Yer Aldı

10-06-2026
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Yeşilay’ın ev sahipliğinde, “Bağımlılıklarla Mücadelede Sosyal Uyum Çalıştayı” Gerçekleştirildi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda Yeşilay’ın ev sahipliğinde, “Bağımlılıklarla Mücadelede Sosyal Uyum Çalıştayı” Gerçekleştirildi

08-06-2026
Pankreas kanserinde umut veren gelişme: Yeni tedavi, yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkarabilir.

Pankreas kanserinde umut veren gelişme: Yeni tedavi, yaşam süresini yaklaşık iki katına çıkarabilir.

05-06-2026
İlkokul Öğrencileriyle Sağlıklı Yaşam ve Tütün Farkındalığı Üzerine Bir Araya Geldik

İlkokul Öğrencileriyle Sağlıklı Yaşam ve Tütün Farkındalığı Üzerine Bir Araya Geldik

01-06-2026
Dünya Tütünsüz Günü’nde Yeni Bir Adım: Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Çalışmalarına Başladı

Dünya Tütünsüz Günü’nde Yeni Bir Adım: Sigara Kullanım ve Bırakma Davranışları Akademisi Çalışmalarına Başladı

21-05-2026
Herediter Anjiyoödemde Erken Tanı ve Doğru Bilgilendirme Önem Taşıyor

Herediter Anjiyoödemde Erken Tanı ve Doğru Bilgilendirme Önem Taşıyor

16-05-2026
Türkiye’nin İnme Stratejisi Masaya Yatırıldı:

Türkiye’nin İnme Stratejisi Masaya Yatırıldı: "Zamanla Yarışta Bütüncül Yaklaşım Şart"

29-04-2026
Zenith Well, Türkiye’de Sağlıklı Yaşam Kültürünü Bütüncül Bir Yaklaşımla Yeniden Tanımlıyor

Zenith Well, Türkiye’de Sağlıklı Yaşam Kültürünü Bütüncül Bir Yaklaşımla Yeniden Tanımlıyor

28-03-2026
saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
  • saglikliturkiye.org
Sağlık Profesyonelleri | Gündem | Sağlık Sektörü | Sivil Toplum Kuruluşları
İş İlanları | Faydalı Linkler | saglikliturkiye.org
İletişim | Aydınlatma Metni | Çerez Politikası
Email adresinizi bırakın, güncel bildirimlerı kaçırmayın
Reklam iş birliği talepleriniz için: "reklamlar@saglikliturkiye.org"
Sağlıklı Türkiye Portalı
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No:102 D:63 2-A Maya Akar Şişli, İstanbul | +90 212 274 74 66
Sağlıklı Türkiye Portalı, Sağlıklı Hayatı Teşvik ve Sağlık Politikaları Derneği'nin haber platformudur.
Sitemizde temel işlevleri sağlamak ve ziyaretçilerin sitemiz ile nasıl etkileşimde bulunduğuna dair bilgi toplamak için çerezleri kullanıyoruz. Daha Fazla Bilgi Edinin
Kabul EtDüzenle